Kalecik Bayındır Medyum İlker
Bayındır’ın derinliğinde sorunlarına çözüm olacak Kalecik Bayındır Medyum İlker ile tanışın. Bakma öyle yüzüme, derdini anlatmana gerek yok. Kalecik’in rüzgarı Bayındır’a ulaşmadan senin ruhundaki o sızı bana ulaştı zaten. Şanssızlık mı diyorsun buna? Hayır, bu bir düğüm. Birileri senin hayat ipliğine kör düğümler atmış, sen ise çözmeye çalıştıkça boğuluyorsun. Ben İlker; ben o düğümleri çözen değil, o ipi kökünden kesip sana yeni bir yumak veren adamım.
Burada mum ışığı, tütsü kokusu, süslü dualar bekliyorsan yanlış kapıdasın. Ben hakikati çıplak severim. Hanendeki o bereket neden kaçtı sanıyorsun? Ya da sevdiğin o gözler neden sana artık bir yabancı gibi bakıyor? Çünkü üzerine sinmiş bir “ölü toprağı” var. Ben o toprağı üzerinden silkelerken canın yanabilir, ama uyandığında göreceğin o ilk ışık buna değecek. Benim lügatimde “belki” yoktur. Gideni geri getirmek mi? Yolunu ben çizerim, o tıpış tıpış gelir. Kısmetin mi kapalı? O paslı kilidi ben kırmam, eritirim.
Üzerinde ağırlık mı var? O ağırlığı sana kim yüklediyse, misliyle ona iade ederim. Bayındır’ın sessizliği seni korkutmasın, o sessizlikte senin kurtuluşun gizli. Eğer o eşikten geçmeye cesaretin varsa, aynadaki o yorgun adamı/kadını orada bırakıp çıkacaksın. Ben İlker; ben senin son şansın değil, senin yeni başlangıcınım. Şimdi söyle; o karanlıkta kalmaya devam mı edeceksin, yoksa elimdeki meşaleye mi tutunacaksın?